Turquerie (anglicized as "Turkery"), or Turquoiserie, was the Turkish fashion in Western Europe from the 16th to 18th centuries for imitating aspects of Ottoman art and culture. Many different Western European countries were fascinated by the exotic and relatively unknown culture of the Ottoman ruling class, which was the center of the Ottoman Empire. This fashionable phenomenon became more popular through trading routes and increased diplomatic relationships between the Ottomans and the European nations, exemplified by the Franco-Ottoman alliance in 1715. Ambassadors and traders often returne
via Wikipedia infobox

Pera Müzesi | Turquerie
peramuzesi.org.tr →14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu. O zamanki adıyla Türkengefahr ’ın (Türk tehdidi) zayıflaması ve yeni doğmakta olan Avrupa imparatorluklarının kolaylaştırdığı ticaretin güçlenmesiyle Osmanlıların Avrupa görsel ve edebi kültüründeki temsili önemli ölçüde değişti. Batı dünyası giderek Osmanlı İmparatorluğu’nu bir tehlike olarak algılayacağı yerde gezilip tozulan, egzotik malları satın alınıp hatıra niyetine eve götürülen ilginç bir —bugünün deyimiyle— “turizm beldesi” addedegeldi. 18. yüzyılda artık Doğu’ya yolculuk üst sınıf Avrupalılar için bir öğrenim ve kültürlenme vesilesi, yaşamlarında bir olgunlaşma aşaması, Doğu’dan getirilen mallar ise prestij nesneleri ve makbul tüketim malzemesiydi. “Turquerie” (Türk şeyleri), işte bu şartlarda ortaya çıkmış ve serpilmiş bir kültür ve sanat akımıdır. Aslında Doğu’da üretilmiş olan malların, sözgelimi halı ve çatma gibi Osmanlı dokumalarının Avrupa’da rağbet görmesi çok daha eskilere dayanır. Örneğin Rönesans devri tablolarında böyle dokumalara o kadar sıklıkla rastlanır ki, geometrik desenli bazı Anadolu halılarına —Alman ressamı Hans Holbein’ın (ö. 1593) eserlerinde görüldükleri için— “Holbein halısı”, üslûplaştırılmış bitki desenli bazı Ege bölgesi halılarına ise —bu kez İtalyan ressamı Lorenzo Lotto’nun (ö. 1556) eserlerinde yer aldıkları için— “Lotto halısı” denmektedir. Arap harflerinden mülhem (ama genellikle okunaksız) süslemeler ise Ortaçağ’dan itibaren Batı resminde sıklıkla görülür, hem de en beklenmedik yerlerde, örneğin Hz. İsa ile Meryem Ana’nın hâleleriyle din adamlarının kıyafetlerindeki kenar süslemeleri gibi. Bununla beraber 18. yüzyıldan itibaren gerek nitelik, gerekse nicelik açılarından bazı farklılıklar söz konusudur. Gerçekten de Turquerie bu devirde ardarda ortaya çıkmış olan ve birbiriyle akraba birkaç akımdan sadece biridir. Onun yanı sıra Oryantalizm (Şarkiyat), Egzotizm, Chinoiserie (“Çin şeyleri”), Afrikacılık, Primitivizm (İlkelcilik) gibi akımlar yahut tarzlar, sömürgecilik çağında Avrupalı sanatçıların kendi kültürleri dışında ilham arayışlarının çeşitli veçhelerindendir. On sekizinci yüzyılda Mozart’ın (ö. 1791) Türk müziğinden, 19. yüzyılda Degas (ö. 1917) ile van Gogh’un (ö. 1890) Japon resminden ve Gauguin’nin (ö. 1903) Polinezya yontularından, 20. yüzyılda ise Picasso’nun (ö. 1973) Afrika heykellerinden, Pound’un (ö. 1972) Çin ve Japon şiirinden, Stravinsky’nin (ö. 1971) Rus pagan müziğinden esinlendiği bilinmektedir. Üstelik bu akımlar “büyük” sanatçılarla sınırlı kalmamış, mobilyadan duvar kâğıdına, züccaciyeden elbiseye, mimariden tiyatroya kadar Avrupa bu dönemde dünyayı siyasî ve iktisadî açıdan olduğu kadar kültür açısından da “tüket”miştir. Turquerie akımını daha iyi anlamak için bu tarihsel bağlamı akılda tutmak lâzımdır. “Turquerie” terimini ilk defa Molière (ö. 1673) L’Avare (1668) adlı komedisinde “taş kalplilik” yahut “zalimlik” anlamında kullanmıştır: “Üstelik Türk kendisi, hem de herkesi ümitsizliğe düşürecek bir Turquerie’ye sahip” diyordu Molière. Ancak Osmanlı elçisi Müteferrika Süleyman Ağa’nın 1669’da Fransa kralı XIV. Louis’yi (ö. 1715) ziyaretinden sonra terimin anlamı yumuşamış, ertesi yıl Molière’in Le Bourgeois gentilhomme oyununun sahneye konmasıyla da hayli mizahi hale gelmişti: oyunun, aristokratlar açısından yan yana gelmeleri imkânsız iki zıt kişilik olan “burjuva centilmen” kahramanı Monsieur Jourdain, Türk kıyafeti giyip Osmanlı sultanının oğlu olduğunu iddia eden kızının genç sevgilisi Cléonte tarafından maskaraya çevriliyordu oyunda. Oyunun gördüğü rağbet üzerine Türk (yahut sözde Türk) kıyafetleri ve Türk (yahut sözde Türk) temalı maskeli balolar moda olmuş, bu moda sayesinde bir yandan Doğu’nun büyüleyici bilinmezliği bir dereceye kadar evcilleştirilirken, diğer yandan Avrupa’nın kendi için
~13 min read
Turquerie (anglicized as "Turkery"), or Turquoiserie, was the Turkish fashion in Western Europe from the 16th to 18th centuries for imitating aspects of Ottoman art and culture. Many different Western European countries were fascinated by the exotic and relatively unknown culture of the Ottoman ruling class, which was the center of the Ottoman Empire. This fashionable phenomenon became more popular through trading routes and increased diplomatic relationships between the Ottomans and the European nations, exemplified by the Franco-Ottoman alliance in 1715. Ambassadors and traders often returned home with tales of exotic places and souvenirs of their adventures.
The movement was often reflected in the art of the period. Music, paintings, architecture, and artifacts were frequently inspired by the Ottoman styles and methods. Paintings in particular portrayed the Ottomans with bright colours and sharp contrasts, suggesting their interesting peculiarity and exotic nature.
via Wikidata sitelinks · CC0
Excerpt from a page describing this subject · 23,186 chars · not written by Vinony
via Wikidata · CC0
Discovered by embedding cosine similarity (sentence-transformers MiniLM, 384-dim).